Alayı tenzih kendime isyandır/ söz meclisten en içeridir…
Nisan 29, 2009
Evcil öfkelerimin modifikasyonudur bu
Mahalle baskısına maruz kalmaksızın
Ya da çöllerde kazınmış saçlarıma deriler gerilmeden
Kendi ruhumun komuta kademesindeki silsileye başkaldırıştır.
Yarasalara ya da baykuşalara öykünmektir
Bülbülün güle sevdasını aşağılarcasına
Gecenin karanlığını yorgan yapmaktır
Gündüzün aydınlığını yok sayarcasına
Ahmet Haşim’i kıskandırrmak
Necip Fazıl’a ıslak kaldırımlarda yoldaş olmak uğruna
Çamuru sevmek
Toprağa ve suya olan aşktan
İnsanı saymamak
Şeytanla aynı dili konuşmaktan
Yağmurla gelen bahara yeşile sırt çevirmek
dökülen yapraklara ve sarıya tutku dururken
uzayan gündüze son veren ekinokslara bir ergenekon tutkusuyla bağlanmak
demiri dövme zahmetine katlanmaksızın
ve
nevruza karalar bağlamak
ateşini yasla boğmak adına
Nisan 30, 2009 at 11:22 am
evi nepalde kalmış slovakyalı salyangoz olan ruhunu güneşin 6 ay kendini göstermediği kuzey kutbuna yakın bir diyarda unutup nepaldeki evinde üşüyen bir adamın serzenişleri midir bunlar?
Nisan 30, 2009 at 12:01 pm
evi nepalde aklı sibiryada kalmış slovakyalı salyangozun taklamakan çöllerindeki karasallıktan dolayı fiziksel çözülmelere uğramış yüreğinin uzayda kapladığı alandan daha büyük bir alana ses ve ışık hızından daha bir bir hızla ve big bang i çağırıştırırcasına bir gürültüyle alayını umursamaksızın ve meclisin tahayyül edebileceğinden bile bir iç noktasına magmanın tam şakağına yaptığı isyandır :)))
Nisan 30, 2009 at 12:08 pm
hocam kuantum fiziğine kafam basmıyor benim, halkın anlayacağı dilde konuşsan nasıl olur :)
Nisan 30, 2009 at 8:29 pm
biliyo idim ooo şakağa ciddi bişeylerin baskı yaptığını biliyodum konuşarakta geçmeyeceğini ve bunun dışarının katkısı olsada içsel bir patlama yaratacağını böyle bile olsa yeniden yazmana vesile olmasına ayrıca mutlu oldumm
Nisan 30, 2009 at 9:24 pm
yazmak sadece bir ihtiyaçtır…
Nisan 30, 2009 at 9:43 pm
ihtiyacın oluşması güzel nedenleri seni karamsar yapmış olsa bile
Nisan 30, 2009 at 9:49 pm
yazmamayı tercih ederim…
Nisan 30, 2009 at 10:21 pm
şiir ve nesir arası ama daha çok şiir. Biraz ismet özel var. bir kaç yabancı kelimeden sıyrılıp tam organik bir dil olabilir. bunlar eleştri. ses çok iyi. imgeler başarılı. en önemlisi dahası gelmeli. çok sevdim.
Nisan 30, 2009 at 10:23 pm
abi dahası için dert edinmek lazım ama inşallah.
teşekkürler…
Mayıs 5, 2009 at 2:11 pm
farklı iklimlerin kendisini resmettiği gerçekleri bu denli duygu yüklü anlatırken zaman zamnan en çok ismini duymaktan hoşladığım ve pek az hatta bir iki tane şiirini okuduğum şimdi hatırlayamadığım ama merdivenlerini hayatıma gerçek kıldığım ahmet haşim ve nasıl tanıtacağımı bilemediğim harflerin üstadı sözlere nakkaşlık yabmış yazıyı zerafetle en sert birşekilde ifadeye dönüştürmüş olan üstada göndermeler yaptığınız için teşekkürler yazıkki artık çok az okuyorum hatta hiç okumuyorum şiirinizi veya söylemlerinizi okurken kendi adıma üzüldüm uzun yıılar aynı mekanı paylaşırken yaptığımız çoğu içi boş konuşumalar yerine duvara astığım sayafyı karalamış bulunsaydık diye geçiyor içimden yazdıklarından sezinlediğim çok okuyor olman ama bu okumaların yazılarındaki etkisi biraz geri planda kalamlı sanırım hergeçen gün bunu biraz daha başarıyorsun şunu söyleyeyim çalışmalarına devam edersen harika şeyler ortaya koyacağına inancım artıyor ve bir gün umarım ben hıncal ulaç veya sen birimizde nebil özgentürk oluruz sohbet masaların birer yanında .