nasılsınızdır…

Ocak 14, 2008

“İyiyim” demek adet olmuş gelenek görenek örf ve adetlerine günbegün yabancılaşan insanımızın dimağında. Belki de bir dil alışkanlığı ya da hamd etmenin bir tezahürü bilinçsizce kimbilir?

Ya da içgüveysinden hallice derler de benim buna anlam vermem sözkonusu kelimenin anlam yükünü çözmemle eş zamana denk düşer de taaccübümü gizleyememişimdir. Meğer  olağanüstü iyi bir hali anlatırmış. Benzetmedeki sanatkarane uslüp günümüz koşullarını göz önüne aldığımızda  divan edebiyatı şairlerini kıskandıracak derecede başarılıdır. Elbette bir de olaya diğer taraftan baktığımızda o cenahın ( kızın ailesinin) memnuniyeti ne seviyededir ve acaba kötü olduğunu anlatabilmek için bir benzetme durumunda benzetilen olabilir mi? Bir nevi kapalı teşbih edebiyat terminolojisindeki adıyla.

Kötüyüm elhamdülillah ibaresi tarafımca en çok benimsenenidir. Hem mevcut duruma realist bir yaklaşım hem de içinde bulunduğu duruma inanç boyutunda  şükür ve haksızlık lüksü olmadığının farkında oluş ifadesidir.

“Sizi gördüm daha iyi oldum” ifadesi genellikle aslı astarı olmayan  yalakalık yapmak için  ya da şaka amacıyla kullanılan her iki taraftan da gerçekle ilişkisi olmadığı bilinse de varmış gibi kabul edilen kabul edilemeyecek bir durumdur. Nadiren de olsa kişinin içinde bulunduğu halet-i ruhiyeden sıyrılmasına vesile olan insana söylediği daha doğru ifadeyle dilinden dökülüveren bir kelime grubudur.

“sağlığınıza duacıyım”  derken karşıdaki kişinin sizden daha üstün birisi olması ihtimali doğar, tabi  ” üstünlüğün takvada değil de sosyal statü ve rolde olduğunu düşündüğünüzde” Bu bir saygı ifadesidir zannımca ve yine gerçekle hiçbir bağlantısı yoktur. Kimse çok da yakını olmayan birinin ve o birinin herhangi bir sağlık problemi yoksa sağlığına duacı olmaz.

“İdare” cevabı samimi insanlar arasında en yaygın kullanılan ifadedir. İyi değilim ama kötü de değilim gibi bir ifade taşır. Kimilerince hala idarede misin? ampule geçemedin mi? diye gereksiz ve iğrenç bir espiriyle son bulur.

Nasılsınız? sorusuna sadece teşekkür etmek de neyin nesi diye aklımdan geçmiyor değil aslında. sorunun cevabı bu değil. tamam teşekkür et de nasıl olduğunu her ne kadar karşındakinin çoğunlukla umrunda olmasa da usulen sorduğu soruya nasıl olduğunu belirten bir ifadenin bulunduğu bir cevap ver.

En katlanmadığım şey ise “eeee daha daha nasılsınız?” sanki beklediği cevabı alamamış da alana kadar soracakmış izlenimi verir bana. Mevzuda iyi ve yeni açılımlar yapılamıyordur ve sohbet sıkışmış yeni bir yol, yeni bir ivme kazanması gerekiyordur. Ya birkaç kişinin aralarında bu “nasılsınız” sorusunu birbirlerine defalarca sanki permütasyon olasılık hesaplaması yapmak ister gibi gerçek mahiyetinden çıkarıp ” laf olsun, adettendir ya da kibarlık” adına sorması ve bununla sorunun  cevabının sanki kişiye göre değişmesinin mümkün olmadığının ispatlanması mı istenir?

Bu muhabbetin açarı, anahtarı olan ”Nasılsın ya da sınız”  öyle bir soru ki cevabı binlerce ama cevabı hiç bir zaman beklenilmeyen ya da önem arzetmeyen bir sorudur, soru kelimesidir. Sonunda da “Ya siz ya da senden naber” gibi muhatabına göre değişen bir soru sormak farzdır.

Bu soruya verilecek bir cevap da “iyi olmak için çaba sarfediyorum” dur ve bu çaba sonunda insan genelde kötü olur. en iyisi mi çaba sarfetmeye gerek yoktur ve her nasılsan öylesindir.

Ben mi? Kötüyüm elhamdülillah.

Ya siz?    

7 Responses to “nasılsınızdır…”

  1. sac Says:

    güzel bir derleme yapmışsın hocam. yine de daha da çeşitlendirilebilirdi diye düşünmeden edemiyorum. biraz da basitleştirilebilirdi belki. yazının ilk kısmında çok fazla edebiyat yapmışsın. biz avam anlamıyor bu kadarını : p

    bu arada; şükür idare ediyorum..

  2. fahrünnisa Says:

    Valla iyi bir konuya temas etmişsin bende bu soruya ne zaman cevap versem negatif pozitif veya belirsiz laflarla hiç bir zaman doğruyu söylememiş olduğumu varsayarım sanki duruma göre ortama göre kötüysem iyi iyiysem kötüyüm gibi hep yalandır verilen cevap nedense bide tanımlamaz söylenen lafların hiçbiri o anki ruh hallerini kısacası herkes herkese bu soruyu sormamalı bence kestirmeden çözüm bu sanki ellerine sağlık dicek iki çift lafımız varmış bizimde =))))

  3. fahrünnisa Says:

    Eskiden özellikle küçükler büyüklere kat’iyen nasılsınız diyemezlermiş bu bir görgüsüzlük sayılırmış büyükler de sorarlarsa kısaca teşekkür edilerek cevap verilirmiş. Evvel ezel bu muğlak durum varmış kuralıyla birlikte hattı zatında

    +

  4. sezerre Says:

    bir nasılsınız bile birilerinin tekelindeymiş o zamanlar.
    şimdi de öyle değil mi memur amire nasılsınız diyebilir mi :)

    ne haddine…

  5. sultan Says:

    üşüyorum hamdolsun…

    pek güzel olmuş ellerinize sağlık; ancak bazı kelimelerden arındırılması gerekiyor…

  6. yıldıran Says:

    Çocuğu zman nasılsınız diyaloğu içerisinde bile zihnimizden geçipte bir türlü kimseyle paylaşamadığımız düşüncelerin ifadesi için elektronik ortamın faydalı olduğunu düşündüğüm bir yazı. ama bu uslüp her gün bizi daha etkilemeye ve alışkanlık yapmaya başlayacak ve sanırım şöhrete giden basamakları görüyorum.
    baki selamlar….

  7. sezerre Says:

    herkese teşekkürler…
    bu güzel sözler içsel bir motivasyon sağlıyor bende…

Leave a Reply